Coronavirüs Bilgilendirme Yazısı

Yeni Koronavirüs (COVID-19

Dünya çapında hızla yayınlan Yeni Koronavirüs (COVID-19) hakkında T.C. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından bilgilendirme ve uyarıları yakından takip etmekteyiz. 

Küresel risk ortamından kaynaklanan belirsizliğin öğrencilerimizin yaşamında yaratmış olduğu zorunlu kısıtlamalar nedeniyle çok üzgünüz. İnsanlık olarak zorlu bir dönemden geçmekteyiz. Bu süreci hem kurum hem de kişisel olarak alacağımız sıkı önlemlerin yanı sıra, serinkanlılığımızı koruyarak, birbirimize ve çevremize vereceğimiz destek ile en az sorunla atlatabileceğimize inanıyoruz.

Bu sayfa üzerinden Okul olarak aldığımız önlemler ve Okulumuzun kapalı olacağı 16-29 Mart 2020 tarihleri arasında planlanan akademik ve idari faaliyetlerin işleyişini ve diğer güncel bilgileri sizlerle düzenli olarak paylaşmaya devam edeceğiz. 

 

Yeni Koronavirüs (2019-nCoV)

Koronavirüsler bilimsel çevrelerde uzun süredir bilinen bir virüs grubudur. Bu virüslerin bazıları sadece hayvanlarda görülür. Çoğu insan ömrünün bir döneminde bu virüslerle temas eder ve hastalığı hafif veya orta şiddette üst solunum yolu enfeksiyonu olarak geçirir. Ancak risk grubu kişilerde ve bazı vakalarda ağır bronşit veya zatürreye yol açarak ağır tablolara sebep olabilmektedirler. Özellikle küçük çocuklar, yaşlılar, bağışıklık sistemi bozukluğu olan kişiler risk altındadır.  

Bu virüs grubundan bazıları önceki yıllarda SARS (Ağır Akut Solunumsal Stres) ve MERS (Orta Doğu Solunumsal Stres) hastalıklarına yol açarak görüldükleri bölgelerde ve dünyada epidemi yapmışlar ve ölümlere sebep olmuşlardır.

Yeni Koronavirüs ilk defa Aralık 2019’da, Çin’in Wuhan şehrindeki deniz ürünleri ve canlı hayvan satan bir markette çalışan ve aynı günlerde bu marketi ziyaret eden kişilerde akciğer enfeksiyonu (pnömoni) bulgularının tespit edildiğinin açıklanmasıyla gündeme gelmiştir.

Hastalardan alınan örneklerin incelenmesi sonucunda, hastalığa neden olan virüsün SARS (2002) ve MERS (2012) gibi Koronavirüs ailesinden olduğu anlaşılmış ve virüse Yeni Koronavirüs 2019 (2019-nCoV) adı verilmiştir.

Koronavirüsler (CoV), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome,SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara kadar çeşitli hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir.

T.C. Sağlık Bakanlığı web sayfası üzerinden Koronavirüs (COVID-19) ile ilgili güncel ve ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.

 

Belirtiler

Hastalık, 2-14 gün süren bir kuluçka süresinden sonra birden başlayan yüksek ateş (39 derece), öksürük ve nefes darlığı ile karakterlidir. Bazı hastalarda boğaz ağrısı ve burun akıntısının da olduğu görülmüştür. Hastalık genellikle orta-ağır bir klinik seyir göstermektedir. Ağır hastalanan ve ölen kişilerin büyük kısmı ileri yaştaki (>65y), altta yatan hastalıkları (akciğer hastalıkları, organ yetmezlikleri, kanser, diyabet, bağışıklık baskılayan hastalıklar) olan kişilerden oluşmaktadır. Genç sağlıklı erişkinlerde hastalık nispeten hafif seyretmektedir. 30 Ocak tarihinde DSÖ tarafından virüs sebebiyle oluşan ölüm sayısı, 170 olarak açıklanmıştır. Bu durum şimdi binlerce hastaya ulaşmıştır. Güncel verilere Dünya Sağlık Örgütünün web sitesinden ulaşabilirsiniz.

 

Bulaşıcılık

Yeni Koronavirüsün, diğer Koronavirüsler gibi solunum salgıları ile bulaştığı düşünülmektedir. Hasta kişilerden öksürük, hapşırık, gülme, konuşma sırasında çevreye saçılan virüs içeren solunum salgısı damlacıkları, sağlam kişilerin mukozalarına temas ederek bu kişilerin hastalanmasına neden olur. Hastalığın bu şekilde insandan insana bulaşması için yakın temas (1 metreden yakın) gereklidir. Bu bulgular 2019-nCoV’nin insandan insana bulaşabildiğinin göstergesidir. Ancak halen bulaştırıcılığın ne ölçüde olduğu bilinmemektedir. Kuluçka dönemi (patojenle ilk temastan, ilk semptomların görünmesi arasında geçen zaman), 2 ila 14 gün arasında değişmektedir.

 

Korunma

Hastalıktan korunmak için bir aşı söz konusu değildir. Bu nedenle korunmada şimdilik en etkili yöntem virüsle (hasta kişilerle) temas etmekten kaçınmaktır. İçinde bulunduğumuz şu günlerde ülkemizdeki vaka sayısı 600’lü rakamlara ulaşmış olup ciddi önlemler alınmaya başlanmıştır. Solunum yolu enfeksiyonu yapan çok sayıda virüsün (grip, nezle virüsları vb.) insanlar arasında dolaşmakta olduğu kış aylarında sadece 2019-nCoV’tan değil, diğer tüm solunum virüslerinden korunmak için el temizliğine dikkat edilmesi, temiz olmayan ellerin göz, ağız ve buruna götürülmemesi çok önemlidir. DSÖ Yeni Koronavirüs’e karşı aşağıdaki korunma yöntemlerini önermektedir:

  • Ellerinizi sık sık sabunlu suyla yıkayın veya alkol bazlı dezenfektan ile temizleyin.
  • Öksürürken veya hapşırırken, ağzınızı ve burnunuzu dirseğinizle veya bir kağıt mendille kapatın, ardından mendili kapalı bir çöp kutusuna atın ve ellerinizi yıkayın.
  • Soğuk algınlığı, ateş veya öksürük gibi semptomları olan kişilerle yakın temastan kaçının.
  • Henüz virüsün yaygın olduğu bölgelere yönelik bir seyahat yasağı olmamasına istinaden, Uzak Doğu’ya seyahat ederseniz, tavuk vb. canlı hayvanlar satılan pazar ve alanlardan uzak durun.
  • Ateş, öksürük, solunum güçlüğü gibi belirtiler gösterirseniz en yakın sağlık kurumuna veya doktorunuza hemen ulaşın.
  • Az pişmiş veya çiğ et ürünlerini tüketmeyin, yumurtaları iyice pişirin.

 

Tedavi

Koronavirüs’e karşı üretilmiş belirli bir aşı veya etkili olan bir ilaç günümüzde bulunmamaktadır. Bu nedenle hastalara şikayetlerini azaltacak ve varsa bozulan organ fonksiyonlarını destekleyecek tedaviler uygulanmaktadır. Ülkemizde son 14 gün içinde Çin’e bizzat seyahat etmiş olan veya seyahat etmiş biriyle yakın teması olan kişiler, ateş, öksürük, solunum sıkıntısı gibi belirtileri olursa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar.

 

Seyahat

Ara tatilin bitmesiyle birlikte seyahatlerini yeni tamamlamış ya da tamamlamak üzere olan öğrenci ve velilerimizin Dünya Sağlık Örgütü’nün aşağıda yer verilen seyahat önerilerini incelemelerini öneririz:

  • Ateş ve öksürük benzeri semptomlar varsa, seyahat etmekten kaçının. En yakın sağlık kuruluşuna, seyahat ettiğiniz bölgeleri ve sağlık geçmişinizi bildirerek başvurun.
  • Ateş ve öksürük benzeri semptomlar gösteren kişilerden uzak durun, yukarıda belirtilen Koronavirüs’e karşı korunma önerilerini uygulayın.
  • Seyahat esnasında koruyucu maske takmayı tercih ederseniz, maskeyle ağzınızı ve burnunuzu kapatın, taktıktan sonra maskeye dokunmamaya özen gösterin. Tek kullanımlık maskeleri kullandıktan sonra kapalı çöp kutularına atın ve ellerinizi tekrar yıkayın ve/veya dezenfekte edin.
  • Seyahat esnasında hastalanırsanız, hemen yetkili görevlileri (uçus görevlileri, kabin amirleri vb.) bilgilendirin.

 

Mevsimsel Grip/Influenza

Grip influenza virüsünün neden olduğu, genellikle yıl içerisinde sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başına kadar olan dönemde daha sık görülen oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Toplumun özelliklerine göre her yıl belirli sayıda insanı etkiler ve hastalandırır. Bu nedenle her yıl sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başı arasında beklenen sayıda kişide görülen bu hastalık mevsimsel grip olarak ifade edilmektedir.

 

Çeşitli hayvanların kendilerine ait grip virüsleri vardır ve hayvanlarda da grip hastalığı görülebilmektedir. Genellikle hayvanlardaki grip virüslerinin insanlara bulaşması beklenmez. Bununla birlikte bazı yıllarda hayvanlardaki grip virüsleri yapı değiştirerek insanlara bulaşabilmekte ve insanları hastalandırabilmektedir. Domuz gribi virüsü de 2009 yılında Meksika’da bu şekilde insanlara bulaşmış, daha sonrasında insandan insana yayılarak beklenenden çok daha fazla insanı etkilemiş, tüm dünyaya yayılmış ve bir salgına neden olmuştur. 2009 yılında görülen bu salgın domuz gribi salgını olarak ifade edilmiştir. Aynı etken daha sonraki yıllarda diğer mevsimsel grip etkenleri gibi beklenen sayıda insanı etkilemiş ve hastalandırmıştır. Bu nedenle daha sonraki yıllarda domuz gribi virüsü de artık mevsimsel grip virüsleri arasında yer almıştır.

 

Belirtiler

Grip belirtileri, virüsün vücuda girmesinden sonraki 1-3 gün içerisinde ortaya çıkar. Aşağıdaki belirtilerden biri ya da birkaçı görülebilir;

  • Ateş (koltuk altından ölçülen 38°C ve üzeri)
  • Titreme
  • Kuru öksürük
  • Boğaz ağrısı
  • Burun akıntısı ve tıkanıklığı
  • Baş ağrısı
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Şiddetli halsizlik
  • İshal, nadiren kusma

 

 

Ateş (38°C ve üzeri) yükselir ve titreme görülür, bunlara baş ve karın ağrısı eşlik etmektedir. Kuru bir öksürük görülür. Bunların dışında, eklem ve boğaz ağrıları, iştahsızlık, burun akıntısı, hapşırma, baş dönmesi de grip hastalığında görülebilir. Çocuklarda bu duruma kusma ve ishal eşlik edebilir, küçük çocuklarda dikkat edilmesi gereken ek belirti huzursuzluk, iştahsızlık ve uyku halidir. Belirtiler hastanın günlük işlerini etkileyecek düzeye ulaşabilir. Halsizlik grip geçtikten sonra bile bir kaç hafta devam edebilir. Şikâyetler genellikle 7 gün sürer, ilk 2-3 gün içerisinde şiddetlenir ve sonrasında düzelme başlar, ancak iyileşme süresi 1- 2 haftaya kadar da uzayabilir.

 

Bulaşıcılık

Temel olarak hasta bireylerin öksürme, hapşırma ve konuşma esnasında yaydıkları damlacıkların, sağlıklı bireyler tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşmaktadır. Hasta kişinin öksürmesi ya da hapşırması sonucu etrafa influenza (grip) virüsü içeren milyonlarca damlacık dağılır. Bu damlacıkların enfekte bireylerin 100 - 180 cm (1-2 metre) uzağına kadar yayılabildiği gösterilmiştir.

 

Az da olsa, bu damlacıkların bulaştığı yüzey ve nesnelere temas edildikten sonra ellerin ağız, burun veya göze sürülmesi ile de bulaşabilmektedir. Tokalaşma, öpüşme, bir metreden fazla yaklaşarak konuşma önemli bulaş yollarıdır. Kapı kolu, masa, bardak, vb. yüzeylerde virüs 2-8 saat canlı kalmaktadır.

 

Hasta kişiler belirtilerin ortaya çıkmasından 1 gün öncesinden başlayarak hastalığın 5.-7. günlerine kadar bulaştırıcıdır.

 

Korunma

  • Grip aşısı grip mevsimi boyunca (Ekim-Mart ayları arasında) yaptırılabilir.
  • Gripten korunmanın en önemli yollarından biri de kişisel hijyen kurallarına dikkat etmek ve ellerin bol su ve sabun ile yıkanmasıdır.
  • Kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmak grip bulaşmasında etkili olduğundan, gerekli olmadıkça bu gibi ortamlardan uzak durulması önerilmektedir.
  • Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınılmalıdır.
  • Ağız, burun ve gözlere kirli eller ile temas edilmemelidir.
  • Hastanın temas ettiği veya virüsün bulaşmış olabileceği sık kullanılan ve dokunulan yüzeyler sık sık temizlenmelidir. Bu yüzeylerin sık sık temizlenmesi ve ellerin sık sık yıkanması, bulaşma riskini de en aza indirecektir.
  • Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgâhı, oyuncaklar, vb.) günlük temizlikte kullanılan deterjanlar ve çamaşır suyu ile temizlenmesi yeterlidir.
  • Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve tabakların ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak hastaya ait eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır.

 

Tedavi

Çoğu hasta herhangi bir tıbbi tedavi almadan bir haftada iyileşir. Fakat risk grubunda olan kişilerde hastalık ciddi ve ağır seyredebilir ve hatta ölüm görülebilir. Bu nedenle risk grubundaki kişiler erken dönemde (hastalık başladıktan sonraki 24 ile 48 saat arasında) hekime başvurmalı ve antiviral tedavi almalıdır. Bu ilaçlar; tıpkı antibiyotikler gibi hekim tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar, bebek, gebe ve emziren anneler, çocuklar ve ileri yaştaki hastalar da dâhil olmak üzere hekim tarafından verildikten sonra kullanılmalıdır. İlaçlar, hekimin önerdiği şekilde ve sürede kullanılmalıdır. Vücuttan su kaybını önlemek için bol bol sıvı tüketimi gerekir. Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı yoktur. Antibiyotikler bakterileri öldürür, ancak grip veya soğuk algınlığına

 

neden olan virüsler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Hasta olanların kalabalık ortamlarda bulunmamaları, evden çıkmamaları ve evde istirahat etmeleri hastalık bulaşmasının önüne geçmek için önemlidir.

STEM Nedir?

STEM (Science, Technology, Engineering & Mathematics), fen bilimleri ve matematik gibi temel bilimlerin, mühendislik ve teknolojinin tasarım ve uygulamaları ile entegre edilmesini sağlayan okul öncesinden yüksek öğretime kadar tüm süreci kapsayan bir eğitim yaklaşımdır. 

STEM Eğitimi Nedir?

Bilimsel bilgi ve teknolojiyi sadece tüketen değil aynı zamanda bunları üreten bireylere ihtiyacımız var.

Türkiye’nin bilimsel araştırma ve teknolojik gelişme kapasitesini, sosyoekonomik kalkınmasını ve diğer ülkelerle rekabet gücünü artırabilmesi için özellikle öğrencilerin genç yaşlarda bilim ve mühendislik uygulamalarını deneyimlemelerine imkân sağlanmalıdır.

STEM'in Önemi

STEM yaklaşımının teknoloji ve mühendisliğe özellikle vurgu yapması; çocuklara küçük yaşlardan itibaren disiplinler arası bir bakış açısı kazandırması ve bilgilerin somut olarak hayata geçirilmesini sağlaması STEM’i günümüzün bilgi ve iletişim çağında çok önemli bir yere oturtmaktadır.

Hangi Aşamalarda STEM Yaklaşımı?

STEM eğitimi anaokulundan itibaren ilköğretim, lise ve üniversiteye kadar süreklilik içeren bir yapıda olabilir. İlkokuldan itibaren STEM eğitimi çalışmaları öğrencilerin geleceğe yönelik fen, matematik ve bilim alanında yaratıcı fikirlerini ortaya çıkmasını sağlar. Öğrenciler bu fikirlerini projeler yaparak gerçeğe dönüştürür ve hayata geçirir.

Kodlamanın Önemi

Akademik bir beceri olarak kodlama mantıksal akıl yürütmenin bir parçası olarak görülmekte ve günümüzde “21. yüzyıl becerileri” olarak adlandırılan becerilerden biri olarak kabul edilmektedir. Kodlama ve programlama bütün sektörlerdeki çalışanlar için her zamankinden daha önemli bir hale gelmiştir. Bu nedenle kodlama eğitimi tüketen bir toplum değil, üreten bir toplum oluşturmaya yardımcı olacaktır.

İbrahim Yücel Okullarında Kodlama Eğitimi

Özel İbrahim Yücel Okulları 13 yıllık köklü geçmişe sahip ve eğitime her anlamda önem veren bir kurumdur. STEM Eğitimi çocuklarımıza geleceği güzel bir şekilde icra ederek robotik kodlama alanındaki teknolojik, bilimsel, yaratıcı düşünme becerilerini kazandıracaktır. Öğrencilerimiz geniş kapsamlı düşünebilme, üretebilme ve bu ürettiklerini teknolojik anlamda hayata sunabilme yetilerine sahip olacaktır. Özel İbrahim Yücel Okulları olarak teknoloji alandaki bu yenilikleri takip ederek başarılı ve aktif bir şekilde tüm öğrencilerimizin kullanmasına olanak sağlamaktadır.